 |
Güncel |
| |
|
| |
|
|
|
|
|
| |
 |
| |
| Lezzet Analizi |
| |
| Pazartesi 26 Ocak 2009 |
| |
2008’in Lezzet Analizi
2009’un bu ilk günlerinde sizlerle geçen seneye doğru bir yolculuğa çıkmak istedim.
2008 Türk gastronomi dünyasında pek çok ilkin yaşandığı bir sene oldu. Mutfak Olimpiyatları’nda ilk defa Türk Mutfağı da temsil edildi. Hem de dört takımla. Aslında bir takım Almanya adına yarışıyordu ancak yaptığı yemeklerde Türk esintisi vardı. Dilerim önümüzdeki yıllarda olimpiyatlara daha hazırlıklı ve tek bir takım olarak katılır ve altın madalyayı ülkemize getirebiliriz.
2008’e imzasını atan bir başka etkinlik ise Osmanlı Saray Yemekleri Yarışması’ydı. Bu yarışmada sadece aşçılar değil, aşçıların çalışmakta olduğu oteller de yarışıyordu. Pazarlama müdürleri ve yöneticiler de yarışmada aktif rol oynadı. Osmanlı şehzadelerinin yönetim vasıflarını kazanmaları için gönderildiği şehir Amasya’da gerçekleştirilen yarışma, saray yemeklerinin tanınmasında ve hatırlanmasında önemli bir rol oynadı. Yarışma önümüzdeki yıllarda da Osmanlı’nın diğer başkentlerinde gerçekleştirilecek. Bu başarılı etkinlikte, Adnan Şahin’in ve Gökmen Sözen’in emeğinden söz etmemek haksızlık olur. Bir diğer yerel etkinlik de bu sene üçüncüsü düzenlenen Geleneksel Lezzetler Şenliği idi. Mutfak camiasından pek çok ismi bir araya getiren şenlik bu sene Safranbolu’da düzenlendi. Geleneksel Lezzetler Şenliği her sene farklı bir yörede yapılıyor, böylelikle o yörenin mutfak karakteri ve yöreye özgü gıdalara odaklanılıyor.
Mutfak dünyasında bu sene iki isim ön plandaydı. Çikolatadan ve pastadan hazırladığı elbiseler, takılar, çantalar ve ayakkabılarla Yusuf Yaran dünya basınında da yer aldı. Maximillian Thomae ise yıl içinde hazırladığı konsept menüler dışında, bir bankanın reklamındaki başarılı performansı ile göz doldurdu.
Yurtdışından restoran devlerinin ülkemize geldiği 2008’de lezzet yelpazemiz de Hakkasan, Zuma ve Spice Market ile genişledi. Son yıllarda yükselişe geçen good fast food akımı da Midpoint, Num Num, Kitchenette gibi restoranların şuba sayısının artışıyla yükselişine devam etti.
Televizyonda da yemek programlarının sayısı arttı. Ancak şahsi kanaatim en iyi üç yemek programının Lezzet Durakları, Yeşil Elma ve Eline Sağlık olduğu yönünde. Belki bazılarınız kendi programımı da eklememi bencilce bulacak ama ne yazık ki televizyondaki kaliteleri yemek programlarının çok çok az olduğunu düşünüyorum. Yemekteyiz programının ise konsept olarak güzel, uygulama olarak ise sorunlu olduğu görüşündeyim.
Gelelim 2008’in bana kattıklarına... Sevgili Sahrap Soysal’la London Book Fair’da Türk mutfağını tanıtma şansını yakaladık. Son derece yoğun bir ilgiyle karşılaştık. Ayrıca Ferran Adria’nın başlattığı moleküler mutfak akımı ile ilgili olarak Almanya Koblenz’de gerçekleşen Cook Smart Workshop’una da katıldım. Moleküler mutfakla ilgili görüşlerimi sizinle daha önceki yazılarımda da paylaşmıştım. Ekim ayından bu yana www.gurmelife.net ve www.foodinlife.com sitelerinde de gastronomi dünyası ile ilgili yazılarım yayınlanıyor. Bu sitelerde gastronomi dünyasıyla ilgili araştırma, röportaj ve köşe yazılarını bulabilirsiniz. 2008’de benim için önemli olan bir diğer olay da Chaine Des Rotisseurs yemeğiydi. Marriott’ta ağırladığımız dernek üyelerine sunduğumuz menü yöresel türk tatlarından esinlenerek hazırlanmıştı.
2008 mutfak dünyası açısından verimli bir sene oldu. Ancak yine pratik eğitimin yetersiz olduğunu ve mutfak profesyonellerinin de aynı çatı altında toplanması gerektiğini düşünüyorum.
Dilerim 2009 altın madalyalar ve başarılarla dolu bir sene olur.
|
| |
| |
| Yorum : 0 | 532 kez incelendi. |
| |
| |
|
|
|
|
| |
| Yorum ekleyebilmek için üye olmanız gerekmektedir. |
|
|
 |
|